27 Ocak 2014 Pazartesi

HARCANDIK-Emine Şenlikoğlu
Okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyenler oldu ama bu kadar ağlatan ilk kez oluyor.
İki arkadaşın konuşmalarını,tatlı tartışmalarını zevkle okudum.Sonunda ise hiçbir kitapta ağlamadığım kadar ağladım."HARCANMAK gerçekten buymuş"dedim.
Kitapta geçen şiirler çok güzeldi.Her mısrasını sindirerek okudum.Bu şiirlerden bir tanesi:
"Kardeşlik arıyorum sonu hüsran olmayan
Benimle gittiğine,sonra pişman olmayan
Onla el ele verip zincirler kurmalıyız
Şu karanlık gecenin yıldızı olmalıyız
Güller ekmeliyiz biz,hiçbir mevsim solmayan
Sayfalar açmalıyız,tarihte bulunmayan" :'(
Kitabın başlangıcında,sonunu hiç tahmin edemezdim.Bitirdikten sonra farkettim.Kitabın ortalarındaki bir cümle sonu ile öyle bağlantılı ki...
Okurken beğendiğim bölüm ve şiirleri not aldım ve notlarım bayağı birikti.Kitaptaki Musa hakkında ne düşünsem bilemedim.Hikaye beni o kadar etkiledi ki,birkaç gün boyu her güldüğümde hatırladım ve gözlerim her seferinde yeniden doldu.
Yazarın notu bile etkileyiciydi.Hatta beni en çok etkileyen o not oldu.Mutlaka almanız gereken bir kitap...
Kitabın arka kapağı;
"Kimimiz sevdik harcandık...
Kimimiz güvendik harcandık...
Kimimiz umut doluyduk harcandık..."

Yazarın kitaplarının kapağı kitap hakkında fazla bilgi vermiyor.SÜRPRİZ! :) Yanlızca bu kitabının değil,diğer kitaplarının sonları da sürpriz.Bir de kitapları hiç sıkmıyor.Aksine;biraz okuyunca bağlanıyor,1 günde bitiriyorsunuz.Benim "HARCANDIK"ı bitirmek için gece uyumadığım oldu.Anlamak da zor değil.Sürükleyici bir kitaptı "HARCANDIK".Daha fazla bilgi vermeyeyim.Alın ve okuyun...
ÇALIKUŞU
Kitabı Türkçe öğretmenim başta olmak üzere birçok kişi tavsiye etmişti.Başladığım zaman kitapta geçen eski dilde kelimeleri görüp "dipnottaki açıklamayı okumaktan kitabı anlayamayacağım" demiştim ama birkaç sayfa okuyunca dipnotu okumaya gerek kalmadan kelimeleri çözmeye başladım.Feride'nin şımarıklıkları öyle tatlı bir dille anlatılmış ki...
Feride'nin öğretmenliği,şefkati,Munise'yle diyaloğu... okurken  tarifsiz bir mutluluk yaşatıyor.Kamran ile Feride'nin salıncakta sallandığı bölümü defalarca yüzümde tebessümle okudum. "Sevmek denen şeyin rolü bu kadar insanı yakıp titretecek bir şey olursa,kendisi,kim bilir neydi" satırları beynime kazındı
"Çalıkuşu,Gülbeşeker,İpekböceği" bu isimleri hayalimde canlandırdığım Feride'ye çok yakıştırdım.Biraz kısa üst dudağından dolayı gülmediği zamanlarda bile gülümsüyor gibi görünen,gülümsemesinde keder yüklü "ÇALIKUŞU..."Çocuk olduğu kadar olgun.Eniştesinin de söylediği gibi "100 yaşında olsa da çocuk"
Feride:"vahşiydim,sevdiğimi insanları hırpalayarak gösterirdim"diyor.Kimsede farketmediğim duygusallığı Çalıkuşu'nda buldum.Gülerken ağlıyor,çok sevdiği Kamran'dan içi acıyarak kaçıyor.Ona olan sevgisini kendisine zor itiraf ederken başkasının ağzından duymak onu hüzünlendiriyor...

Çalıkuşu...uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir roman ...
Böğürtlen Kışı
Kitabı okuyalı bayağı oluyor dersler yazılılar derken yorum yazmam uzun sürdü.Kitaba başlamam için kapağı yeterliydi :) Birçok kişi çok beğenmişti.Bu kadar övgü aldığına göre güzel bir kitap olmalı dedim ve kendimi kitapçıda buldum :) Okumaya ilk başladığımda kitabın karakterlerinden Claire ve Vera'yı karıştırdım ama sonra anlayarak okudum.Kitaba cuma günü başladım pazar günü bitti.O kadar akıcıydı ki nasıl bitirdiğimi anlayamadım.Sürpriz dolu bir kitap ve sürpriz bir son.Kitabın sonunda öyle şaşırdım ki bağırınca herkes bana bakmaya başladı :)
Kitaptan arkadaşlarıma bahsedince benden sonra okumak için sıraya girdiler :)
Böğürtlen Kışı ile Sarah Jio gibi harika bir yazarı tanımış oldum ve diğer iki kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.Kitabı okurken Daniel'ı hayal ettim.Acılarını paylaştım...
Söyleyecek çok şey var ama bu muhteşem kitabı henüz okumayanlar da var.Daha fazla bilgi vermeyeyim :)
Bir de bir kitabı popüler olduğu için almam,bu kitabın harika olduğundan emin olabilirsiniz ;)

KEYİFLİ OKUMALAR...